Baba

Günün birinde bir tosuncuk dogmus, sari sacli, sevimli bir bebek. Cocuklugunda cesitli oyunlar oynamis, büyürken aglamis, sevmis, sevilmis...Sonra dünyalar güzeli bir kadinla tanismis. Kadin adamin cazibesine dayanamamis, evlenmisler. Aradan bir yil gecmeden bir bebekleri olmus. Baslamislar yasamin monotonluguna ayak uydurmaya. Bir süre sonra bir bebek daha derken, aile kavrami sabitlesmis. Adam, elinde geldigince iyi bir baba, iyi bir koca olmaya calismis. Iyi ve kötü günleri olmus. Cocuklar büyümüs, dünyalar güzeli kadin hastalanmis, günün birinde bu dünyayi terk etmis. Kalmis tek basina, ne yapacagini sasirmis. Bugün altmisbir yasini doldurmus, sakaklarinda beyazlar belirmis, yüzünde o yayik gülümsemesi...
Dogum günün kutlu olsun!
Seni seviyorum!

Yorum (yok) Yorum yaz!

Büyücülük

Nedir ki büyücülük? Aslinda hepimiz birer büyücüyüz. Bazilari dis görünüsleriyle, bazilari karakterleriyle, bazilari da sadece kendileri olduklari icin büyülerler digerlerini. Bazen yaptigimiz isler öyle inanilmazdir ki, kendimiz bile sasiririz. Ad koyamayiz birtürlü. Iste adini koyamadiklarimiza illa ki bir isim vereceksek "büyü" kelimesini uygun görüyoruz. Inanilmasi mümkün olmayan, doga üstü gibilerinden. Düsünecek olursak, gerceklestirdigimiz her olay bir "büyü". Dogmak, büyümek, yasamak, cocuk dogurmak hatta ölmek bile...
Tamam bir de sihirli mucizeler var, asik olmak, sadece düsünce gücüyle yeryüzünden kaybolmak ya da kasiklari bükmek gibi. Bazilari daha da ileriye gidip süpürgelerle ucabilirler, Harry Potter ve arkadaslari gibi. Ben de ucabiliyorum zaman zaman, bir süpürgem olmasa bile. Gözlerimi kapatiyorum, bedenimden cikiyorum disariya, bakiyorum asagiya... Gördügüm tek sey, dünyada var olan diger büyülü yaratiklar oluyor.  

Yorum (yok) Yorum yaz!

Büyü

Bazen aliyorum elime sihirli cubugumu, dünyanin düzeninde birseyler degistirmeye calisiyorum. Öyle hokus pokus falan degil. Ne kertenkele kuyruklarindan büyülü iksirler yapiyorum, ne de beni kizdiranlari fareye ceviriyorum. Düsünüyorum, böyle bir gücün varligi olasi mi diye...
Kücük bir cocukken birkac arkadasla sokakta oynuyorduk, sanirim bes ya da alti yaslarindaydim. Cok susadik, bir  arkadasin  evine  su icmeye  girdik.  Ev zemin katta  oldugundan,  disarinin  sicagini hissetmiyorduk.  Kimin  aklina  geldi bilmiyorum, evin icinde saklambac oynamaya karar verdik. Ben bir odaya girdim. Karmakarisik, kücücük ve karanlik bir oda. Saklanacak bir yer bulamadim ve odanin ortasina dikildim. Gözlerimi kapattim ve düsünmeye basladim, ben burda degilim, görünmezim diye. Kendimi o kadar sartlandirmisim ki odaya giren arkadasimi bile duymadim. Aradan dakikalar gecti ve yavas yavas diger cocuklarin sesini duymaya basladim. Benim ismimi bagiriyorlardi. Kayboldugumu zannetmisler ve beni disarida armaya baslamislar. Ben o kücük odadan disariya cikinca, odaya giren cocuk neredeyse kücük dilini yutacakti.
>> Ama, ben o odaya girdim, seni göremedim, nereye saklanmistin?<< diye soru yagmuruna tuttular beni.
Siz söyleyin bana, nereye saklanmistim acaba?

Yorum (yok) Yorum yaz!

Bahar

Belki oralara coktan yaz geldi, belki bir yerlerde hala kis devam ediyor. Belki ilkbahar tam anlamiyla yasaniyor... Belki de erkekler kadinlara, kadinlar erkeklere asik oluyor. Belki böcekler, kediler ciftlesiyor. Heryerde bir hareket var. Kalpler carpiyor, yasam duruyor, yeni canlilar doguyor. Bir yerlerde neseli sarkilar söyleniyor, dans ediliyor. Kavgalar ediliyor, nefret ediliyor. Kafamda canlaniyor hepsi. Hepsini birden yapmak istiyorum. Nefret ediyorum, seviyorum, seviliyorum, nefret ediliyorum. Kendimden disari cikmak istiyorum. Celiski yasiyorum. Neler mi oluyor? Galiba asik oluyorum. Karnimda kelebekler ucusuyor, aklimda film kareleri yaratiyorum. Uyumazken rüya görüyorum, uyurken uyaniyorum. Kitaplar yaziyorum, okuduklarimi yirtiyorum. Soguktan üsüyorum, sicaktan bunaliyorum. Aklimdakileri bloga yaziyorum. Yazdiklarimi siliyorum. 
Bavulumu toplayip gidiyorum. Kaciyorum. Nereye bilmiyorum, cünkü nereye gitsem seni de yanimda götürüyorum. 

Yorum (2) Yorum yaz!

Söz

Yeni bir gün, yeni bir hafta, yeni bir yil daha geliyor. Özlemle degistirmeye calisilanlar icin yeni bir umut doguyor. Hani hep bir dilek dileriz ya yeni yila girerken, cogunlukla gerceklesmesi imkansiz olan, her gelen yeni bir yilla yine dileniyor. Sevgililer umutla araniyor, ama yine bulunamiyor, bir sonraki seneye kaliyor. Günlük gazetelerin ekleri, her sene ayni olan, yillik astroloji sayfalari heyecanla taraniyor. Ah bu sene benim yildizim parlayacakmis, diye seviniliyor.

Kararlar aliniyor, spor yapmaya, sigarayi birakmaya dair sözler veriliyor.

Sonra ne oluyor?

Ayni terane gelecek yil tekrarlaniyor.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Friday, the 13th

Neden insanlar ayin 13´ ü cuma olunca evden disari cikmazlar? Dün, bircok dükkanin kapisinda anlamsiz yazilara rastladim. Özel bir is nedeniyle kapatanlarin yanisira, tamirat yapacagiz diye yazi asan,  ama tüm gün boyunca ortalikta görünmeyenler... Binbir cesit bahane iste. Ama kimse de cesurca davranip, bugün ayin 13´ ü cuma, basima bir is gelecek diye donuma yaptigimdan, bugün dükkanimi acmiyorum, diye yazi asmamis. Madem batil inancin var, o zaman bahane arama diye notlar ilisteresim geldi. Bir de psikologun numarasini verecektim amma, yok maalasef tanidigim:) 

Yorum (1) Yorum yaz!

Sunil

Dünyadan haberler...

 

Hindistan´li ciftci Sunil, komsularinin hayalet cagirarak onu korkutmaya calistiklarini söyleyerek polise basvurdu. Polis, önce saka olarak algiladigi olayla ilgilenmedi. Sunil inatla basvurusunda diretti. Polislere, komsularinin kara büyüyle ugrastiklarini, kendisine hem fiziksel hem de psikolojik zarar vermeye calistigini iddia etti. Kara büyüyle cagirilan hayaletin, tavuklarini kacirdigini, kalanlarin artik yumurtlamadiklarini anlatti.

 

 

Berlin´de hayat daha normale dönemiyor. Önce dünya kupasi nedeniyle dünyaya kucak acan sehir, bu hafta da birbucuk milyon "rave" hayranini agirliyor. Haftaya baslayacak olan Christopher Street Day nedeniyle, bu sefer de tahmini olarak bir milyon homoseksüeli bu sicakta barindirmaya calisacak...

 

Ingiltere´de "White Hart in Cross" barinda huysuz bir hayalet tüm dikkatleri üzerine cekiyor. Konuklarin kendisiyle ilgilenmesini bekleyen hayalet, icki siselerini misafirlerin üzerlerine bosaltarak bar sahibini zor durumda birakiyor. Fritözün kendiliginden calistigini anlatan bar sahibi, yakinda baslayacak olan "Ortacag festivali" nedeniyle hayaletin dikkat cekmeye calistigini düsünüyor. Hayaletin kim olabilecegi konusunda da, sehirde festival nedeniyle asili afislerde resmi bulunan Hakim Jefferies olabilecegine inandigini dile getiriyor. Anlasilan, hayaletin mekan edindigi bar, zamaninda Hakim Jefferies´in hükümlerini dile getirdigi yer olarak kullaniliyormus.

 

 

Amerikali oyuncu Robert Downey Jr. yaptigi aciklamada gelecegi görebildigini iddia etti. Anlasilan Mr. Downey Jr. sadece kendi film karierini önceden görebiliyormus. Cogu zaman, oynayacagi filmleri önceden rüyasinda görüyormus. Oyuncu bu yüzden sette film cevrilirken hep bir "deja vu" duygusu yasiyormus.

 

 

Yorum (2) Yorum yaz!

Britparte

Bir sarki caliyor radyoda yabanci bir dilde. Melodi hosuma gidiyor, basliyorum mirildanmaya. Kelimeleri algilayamiyorum kücücük aklimla. Kendime uygun gelen kelimeleri yapistiriyorum müzige. Yoldan gecen bir yetenek avcisi kesfediyor essiz zerafetimi. Plaklarim satiliyor milyonlarca. Konserlerim dolup tasiyor. Dergilerin kapaklarindan inmiyorum. Tek derdim daha fazla para kazanmak oluyor. Bir sürü güzel giysim, binlerce ayakkabim oluyor. Yatak örtülerini yesil amerikan dolarlarindan diktiriyorum özel terzime. Mtv geliyor lüks villama, cekim yapiyorlar mermer banyomda, özel sinemamda. Gurur duyuyorum kendimle, ne kadar cok param var diye. Bazen kazara giysileri yirtik, pis birine rastlasam, midem bulaniyor, basimi ceviriyorum öteye. Niye para kazanmiyorlar diye düsünüyorum.

Ne mi oluyor sonunda? Tabii ki paraca zengin, ruhca fakir biri oluyorum. En kötüsü bunun farkinda bile olmuyorum.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Senin yüzünden

Bir örümcek gibi aglarini örmüssün üzerime. Bir yere kipirdayamiyorum. Kolumu kaldirinca bacagimdan yakaliyorsun. Korkuyorum senden. Ben korktukca sen daha cok egleniyorsun. Aglarina daha cok dolaniyorum. Seninse umurunda degil. Sonra gelip gecenleri görüyorum. Bazilari aglarina takiliyor, bazilari ise seni dikkate bile almiyor. Ama sen de gecip gidiyorsun. Bir bir agindan düsürüyorsun takilanlari. Serbest kalanlar ise alismislar sana. Tipki agdan kurtulan baliklar gibi heyecanla cirpinacaklarina, sevincle ziplayacaklarina oturuyorlar bir kenarda. Dedim ya, alismislar sana, bekliyorlar sadece, neyi beklediklerini bile bilmeden. Gec kaliyorum senin yüzünden. Senin yüzünden kaciriyorum yasami. Birak beni gideyim, cok gec olmadan, ben de sana alismadan hain "zaman"...  

Yorum (yok) Yorum yaz!

Paki´nin günlügü

Merhaba benim adim Paki, kücük bir toprak solucaniyim. Aslinda büyügüm. Tam tamina otuzsekiz halkadan olusuyorum. Eger bir biyoloji dersine konuk olmazsam alti yasina kadar yasayabilirim. Bazen birkac deli geliyor yasadigim yere. Basliyorlar topragi kazmaya. Gecenlerde birkac arkadasimi götürdüler. Ben saklandim. Bizim ihtiyarlar meclisi toplandi bunun üzerine. Bir kesif grubu olusturduk, takip ettik bunlari. Uzun bir yoldu, sürüne sürüne derimiz yirtilacakti az kalsin. Allahtan üstümüzde kutikula denilen birsey var da, birsey olmadi. Sonra arkadaslarimizi kurtaralim istedik. Ne görelim, bu deliler arkadaslarimizi ellerine aldilar, seviyormus gibi yaptilar. Biraz oynadiktan sonra aldiklari kaba geri biraktilar. Biz de rahat bir nefes aldik. Arkadaslarimizi geri birakacaklar diye düsündük. Meger gaz odasina götüreceklermis. Arkadaslarimiz ölürlerken, bu deliler biraz oturdular. Sonra ölü arkadaslarimizi kesmeye basladilar. Sanki görülecek birsey var! Delilerden biri bagirdi: "Aaa, bunun kani varmis"

Tabii ki var, ne zannediyordun salak, diye cevap verdim. Tabii beni duymadi.

Arkadaslarimiza igneler batirdilar. Kesmeye devam ettiler. Bir tanesi idrar torbasini kesti, icinden "Monocystis" diye birsey cikti. Bir parazitmis, bizim icimizde olurmus. Birden igrendim kendimden. Hal bu ki ben temiz bir solucanim. Arkadasimin yikanmamasina cok kizdim, sonra digerlerinde de cikti bu parazit. Acaba bende de mi var?

Bir kac saat sonra bitirdiler kesme isini. Igneleri cikardilar, arkadaslarimizi öylesine cöpe attilar. Cok kizdim. Bize biraksalardi ya, hic olmazsa bir cenaze töreni düzenleseydik. Yok, bu deliler günlerini görecekler. Intikamimizi alacagiz.

Yorum (1) Yorum yaz!

Sayfa